2.000 yıllık bir Likya kentinin vahşi, korunan bir çakıl kıyısına açıldığı yer — Antalya'nın en atmosferik plajı.
Olympos Plajı, Antalya kıyısındaki hiçbir tatil köyü plajına benzemez: ormanlık bir nehir vadisinin ağzında, yaklaşık 500 metrelik temiz çakıl ve iri kumdan oluşan bir hilal; oraya yalnızca antik Likya kenti Olympos'un romantik, sarmaşıklarla kaplı kalıntıları arasından yürüyerek ulaşılır. Olympos Beydağları Milli Parkı'nın içinde yer alan plajda ne yüksek katlı oteller, ne gürültülü plaj barları, ne de marka şemsiyeli şezlong sıraları vardır — yalnızca berrak, mavi-yeşil suya doğru inen çam kaplı dağlar; yüzmek ve şnorkelle dalmak için harikadır. Burası korunan bir Caretta caretta kaplumbağası yuvalama alanı olduğundan atmosfer vahşi, çevreye duyarlı ve ferahlatıcı derecede sade. Ağaç ev pansiyonlarındaki sırt çantalılar, meraklı kültür tutkunları ve özgün bir şeyler arayan ailelerle iç içe geçer. Tarihi, doğayı ve turkuaz denizi tek bir unutulmaz günde yaşamak istiyorsanız, Olympos yolculuğun karşılığını fazlasıyla verir.
Eco Van başına sabit EUR (1–6 kişi). Vito (7'ye kadar) ve V-Class +%50 / +%100.
Gidiş-dönüş 6 saate kadar bekleme dahil. Daha uzun mu? Günlük tarife için yazın.
Antalya Havalimanı'ndan kıyı dağ yolu boyunca yaklaşık 92 km (yaklaşık 1,5 saat) uzaklıktadır. En kolay seçenek bir SooTransfer özel transferidir: grup için tipik bir gidiş-dönüş, araca göre yaklaşık 110–140 € tutar; şoförümüz siz kalıntıları gezerken, yüzerken ve hatta Yanartaş alevlerini ziyaret ederken bekler, sonra sizi otelinize geri getirir — tarife yok, aktarma yok, stres yok.
Toplu otobüsler Kumluca ya da Çıralı'da bir aktarma artı son bir servis ve katı saatler gerektirir; taksimetreli taksiler ise pahalı olabilir ve beklemez. SooTransfer özel transferi akıllıca seçimdir: tek sabit fiyat, otelinizden kapıdan kapıya, bekleyen bir şoför ve plajı, antik kenti ve Yanartaş'ı tek bir günde birleştirme özgürlüğü.
Plajın kendisi ücretsizdir, ancak ana erişim yolu Olympos antik kenti alanından geçtiğinden gişede düşük ücretli bir kalıntı bileti alırsınız (Müzekart ile ücretsiz). Ayrıca küçük bir otopark ücreti vardır. Kişi başı birkaç euro hesaplayın.
Hayır — burası kiralık şezlong, şemsiye ya da sahil restoranı bulunmayan, korunan, el değmemiş bir milli park plajıdır. Kendi gölgeliğinizi, suyunuzu ve atıştırmalıklarınızı getirin; yalnızca girişin yakınında basit bir kafe vardır. Onu özel kılan da işte bu vahşiliktir.
Evet. Su temiz, berrak ve yüzmek ile şnorkelle dalmak için harikadır; etkileyici kalıntılar da meraklı çocuklar için eğlencelidir. Yalnızca burasının yumuşak kum değil çakıl olduğunu, suyun oldukça hızlı derinleştiğini ve 15–20 dakikalık bir yürüyüş gerektiğini unutmayın — gişeye kadar özel bir transfer, çocuklar ve eşyalarla işi çok kolaylaştırır.